YÜREKLİ ANADOLU İMZASI:YAŞAR KEMAL

ANADOLU KÜLTÜRÜNÜN YÜREKLİ İMZASI:  YAŞAR KEMAL

 

Vasiyettir bu sözler;

‘’Benim kitaplarımı okuyan savaşa düşman olsun !’’

Umutsuzluktan umudu yaratan, yüreği pas tutmamış  bir insanın..

Haluk Işık Usta’dan anımsadığım ‘’Tek Gözle İki Adam, bütün

 İstanbul’u dolaştı’’ dizesindeki.(Biri, Aşık Veysel’dir)

Diğeri de  Kemal Tahir, Fakir Baykurt gibi ‘’kentlere

değil sırtını Toroslar’’a dayamış Yaşar Kemal’indir..

                                                  xxx

’’Yer Yaşar Gök Kemal’’ ya da  ‘’Türkiye’nin Çağdaş Homeros’’u..

Sonsuzluğa gidişinden önce de, sonra ona çok yakışanlar!

En büyük mutluluğuydu;  

‘’her kültürün renginin, kokusunun

olduğu onbinlerce çiçekli bir kültür bahçesine benzeyen

barışçıl /evrensel bir yazar olmak’’..

Usta; “İnce Memed”den başlayarak bütün romanlarındaki

karakterlerin ve tiplerin sarsıcı canlılığını, kaynağını;  

söylenceler ile insan gerçeği arasında kendisi arasında

hep kurulagelen köprülerde bulmuştur..

Cumhuriyet’teki yazısında Ahmet Cemal’in bu tespitine katılırız.. 

                                            xxx

Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS) kurucusuydu..

Umutsuzluğa pes etmemiş politika da yaptıydı TİP’te..

İç barış sorununda da hep öndeydi Usta..

Kısacası; zindan dahil ağır bedeller ödemiş,

bir ömür ‘’ Barış, insan hakları, özgürlükler ve İleri değil

Tam Demokrasi için savaşım veren toplum vicdanı’’ apoletli Çınar’dı

Yaşar Kemal..

                                          xxx

Livaneli bestesi ‘’Sevda ne yana düşer Usta’’ yazmış

Ozan Refik Durbaş anlatıyor:

‘’1974’te ‘Demirciler Çarşısı Cinayeti’nin yedi yüz küsur

sayfa düzeltisini yaptım. Roman basıldı. Bir gün

Yaşar Kemal geldi yayınevine. ‘Romanda büyük yanlış var’

diye söyleniyordu. Romanın sonunda ard arda geçen

 ‘O güzel adamlar o güzel atlara bindiler gittiler’

cümlelerinden biri, atılmıştı. O yıllar kurşun harflerle dizilen

kitaplar, 16 sayfalık formalar halinde basılıyordu.
Romanın son üç-dört satırı, bir forma için yeterli görünmüyordu.

O fazla üç-dört satır için ya yarım forma daha kağıt harcanacak,

ya da atılacaktı.Erdoğan Usta da o dizeleri harcamış ve

şöyle savunma yapmıştı:
‘Yaşar Abi, anladık yahu, o güzel adamlar o güzel atlara

 bindiler gittiler. Tamam da bunu sekiz-on kere söylemenin ne anlamı var?’
Yaşar Kemal’in kahkahası yayınevinde bir bomba etkisi yaratmıştı.’’

Hoşgörüsü de Toroslar zirveleri gibiydi Usta’nın..

Gaziantep’in yiğit öğretmeni dostum Reyhan Akten’in sözleri; 

yazının sonu olsun:

‘’Çukurova’nın,  Edebiyatın Tezenesi’ni yitirdik..Koca Çınar’ı  Yaşatacağız Yüreklerde !’’

 9 EYLÜL GAZETESİ'NDEN ALINMIŞTIR.

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir