unutulMADIMAKlımda…

unutMADIMAKlımda…

 

 

Hollanda Leiden Üniversitesi Antropoloji öğrencisi

Carina Cuanna’nın

en büyük arzusu; tez çalışmasını,

 merak ettiği Türkiye’de -kadınımızı, kültürel

zenginliklerimizi inceleyerek- yapmaktır.

Carina’ya,bu dileğinin gerçekleşmesinde ülkesinin

Sosyal Hizmetler Dairesi’nin Türk çalışanı  

Çorumlu Rahmi Sivri yardımcı olur.

Carina,onun sayesinde -önce Ankara’ya, sonra da Sivri’nin

 ailesinin yaşadığı Çorum’a- gelir. Ailenin yanında kalıp,

köyleri dolaşır Carina.

Gösterilen ilgiden müthiş keyiflidir.

Sivri’ler; Alevi kökenlidir, o da bu kültürü

 çok merak ediyordur zaten.

Carina’yı, Sivri’lerin gençlerinden Yasemin ve

Asuman yalnız bırakmaz.

Asuman liseli ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nde

semah öğretmektedir.

Yasemin ise Felsefe okumaktadır.

Günlüğüne 26 Haziran’da şu dizeleri düşer Carina:

“Pir Sultan Abdal ! Bu kişi, 16. yüzyılda yaşamış

önemli bir Alevi şahsiyeti imiş. Yeğenler beni, -Türkçe öğrenen ve

Alevi kültürünü araştıran bir Hollandalı- olarak tanıttılar. ”

                                             xxx

Carina; bir gün Yasemin ve Asuman’ın Sivas’ta

düzenlenecek şenliklere

katılacağını öğrenir. Uzatmayalım; o da gitmek ister,

arzusu yerine getirilir ! Tez Sivas’a gidilir.

Bergamalı Ozan Metin Altıok’la iyi arkadaş olur. Şiirlerimizle,

Livaneli türküleriyle dostluk kurar. Altıok’un kızı Zeynep’e yazdığı

‘’Havı Dökülmüş Sevincin’’in çevirisini çok sever.

2 Temmuz 1993’tür tarih…

Tek başına kenti gezer. Hayranlıkla Selçuklu

yapılarını inceler, fotoğraflar çeker !

Farkeder ki, bir ‘’olağanüstülük’’ yaşanmaktadır kentte!

Nereye baksa; kalabalık sloganlar/naralar atan

 sarıklı-sakallı-cüppeli yürüyen

 gruplar, polisler, tüfekli askerler..Siren sesleri…

Ürker Carina…Hemen oteline; Madımak’a döner, notlarını sürdürür:

‘’Şu anda ‘kapatılmış’ bir vaziyette bir otelde oturmaktayız,

zira dışarıdaki kökten dinci gruplar dolaşıp duruyorlar”

‘’Bu binada solcu düşünür ve yazar Aziz Nesin’i saklıyorlarmış.

Kendisi ‘Şeytan Ayetleri’ni yayınlamak düşüncesindeymiş.

(…) Kendimi çok zor ve sıkıntılı

bir durumda hissediyorum, zira biraz sonra burada neler olacak,

tahmin bile edemiyorum.

akat ben bütün bunlardan ne anlarım ki?’’

                                          xxx

Son tümceleridir 23 yaşındaki Hollandalı’nın!..

İnsanlığın düşmanlarınca, katillerce, bugün ak-lananlarca

ateşe verilen otelde…

Türkiye’nin, insanlığın tarihine ‘’yüzkarası’’

 geçen katliamda Carina; yakılan 35 can içinde tek yabancı olur !
Arkadaşları; Yasemin ve Asuman da yakılmıştır.

Doetinchem’deki  cenazesinde  annesi; Nazım Baba

 şiiri Zülfü Livaneli bestesi ‘‘Saat 4 Yoksun’’u çaldırır:

‘’ saat dört yoksun/saat beş, yok/altı, yedi, ertesi gün 
daha ertesi /ve belki kimbilir…’’ 

                                        xxx

Sivas..Madımak..Kara Temmuz..2 Temmuz..

Yüreklerimizi..İnsanlığı da yaktınız!..

Gerici faşistler; yazınımızı, şiirlerimizi

türkülerimizi de ateşe verdiler.

Unutmadık. Belleğimiz, kalbimiz dipdiri !..

Aziz Nesin Usta’nın ‘’Öleceksek ölürüz çocuklar. Bu yürek

bizi yakan aşağılık sürü de var mı sanıyorsunuz’’ sözlerini…

Behçet Aysan’ın ‘’biliyorum/bir gün bir başka nar ağacının dibinde/

yine bir başka çocuklar/Türkiye’yi konuşacaklar’’ dizelerini…

Unutursak kalbimiz de kurusun !Affetmeyeceğiz.

unutMADIMAKlımda !..

 

 

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir