SON TAŞ’I SONSUZLUĞA ATTI…

SON “TAŞ”I SONSUZLUĞA ATTI!..
“Torunlarımıza bırakmayı hayal ettiğimiz ülke bu değildi.
Artık anlaşılıyor ki, ülkeme demokrasinin geldiğini

göremeden ayrılacağım bu dünyadan” yazmıştı.
Cumhuriyet’te 25 Haziran 2015’te kaleme aldığı

son yazısının girişinde Çetin Altan…
Şöyle de bitirmişti:
“Ama siz uğraşırsanız, mücadeleden vazgeçmezseniz,

dünyadan ayrılırken ‘torunlarımıza istediğimiz

ülkeyi bırakıyoruz’ deme mutluluğunu;

siz tadabilirsiniz.”
Hayal ettiği demokrasiyi göremeden o da

yorgunluk gidermeye gitti belki de sadece

USTALARIN USTASI!..

xxx 

“İnsanlar ‘değerli’ olmayı unuttular, ‘önemli’

olmaya çalışıyorlar” saptaması; onundur!..
Bir toplum filozofudur…
Derin birikimli entelektüeldir…
“Her köyümüzde bir piyano olmasını” savunandır da!
Diliyle, dilimizi “zenginleştiren” kalem erbabıdır…
‘‘Yazıyı, yazmayı” müthiş önemseyendir!
“Yazmak; yaşamaktır” onun için…
Kalemiyle dik duranlardandır…
“Büyük Gözaltı”, “Bir Avuç Gökyüzü”, “Ben

Milletvekiliyken”,”Viski”yi; yazınımıza kazandırmıştır…
Akşam Gazetesi’nin, Milliyet’in ikinci sayfasında

sol üst köşede yıllarca yazmıştır
“TAŞ” ı.
Sonra ; “Şeytanın Gör Dediği”ni…
Mizah tadındaki edebi yazıları, tiryakileri oluşturmuştur…
Birlikte gazeteciliğe başladığı Altan Öymen

şöyle tanımlar kadim dostu Çetin Altan’ı

bir tümcede:
“Zamanı iyi kullanan, rahat bir üslupla yazan

gazeteci, sözünü esirgemeyen siyasetçiydi!”
Ozan Yılmaz Odabaşı’na göre; “tek kişilik okuldur!”
27 Mayıs’tan önceki bir yazısı çok ünlüdür.
27- 28 Nisan’da konulan yayın yasağı üzerine sütunu

-boş bırakıp- sadece bir cümle yazdı ‘’TAŞ’’ta:

‘‘Bugün canım yazı yazmak istemiyor!”.
Tabii herkes ne demek istediğini anladı…

xxx 

“Enseyi karartmayın..”
Başarı; yalan söylemek zorunda kalmadan yaşayabilmektir..”
“Batı’da düello, Doğu’da pusu geleneği vardır..”
özlü sözlerinin de sahibi Çetin Altan,
siyasi yaşamını 1965 seçimlerinde Meclis’e giren ve

unutulmaz muhafet örneği veren

Türkiye İşçi Partisi’nde (TİP) sürdürmüştür…
Yazdığı yazılar kadar; TİP milletvekiliyken

Meclis’te yaptığı güçlü konuşmalar ve polemiklerle de

hafızalarda yer etmiştir.
Özellikle; Meclis Başkanvekili için sarfettiği,

“Sizin orada oturmanız bir marangoz hatasıdır” sözü,

siyasi literatüre geçmiştir.
“Nazım Hikmet; Türkiye’nin En Büyük Şairidir” sözü de!..
19 Şubat 1968 günü ise AP’li vekiller tarafından

tabancalı, yumruklu saldırıya uğramış, linç edilmekten

zor kurtulmuştur.
Gözündeki kalıcı hasar; kirli siyasete

tavrının simgesi olmuştur…
ANAPlı yıllarda Turgut Özal sempatizanı

olmuştur bir ara…
Özallı sofralarının konukları arasında yer almıştır(!)

xxx 

Bin yıl geçse de;

Ölürken de yaşayacaklardandır
USTALARIN USTASI…
Çetin Altan da aramızdan ayrıldığına göre;

artık enseyi karartabiliriz!

Ne demişler:

‘’Gelen gideni görmez

İki kapılı bir handır bu.’’
Safa ile uğurluyoruz…

 

Bunları da sevebilirsiniz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir