SİYASİ MİZAHIN TİYATRONUN USTASI; MÜJDAT GEZEN

SİYASİ MİZAHIN, TİYATRONUN USTASI: MÜJDAT GEZEN..

62 YILDIR SAHNE TOZU YUTAR,  HER DEVİRDE DEMOKRASİ MÜCADELESİ’NİN SESİDİR,

İKTİDARLAR HEP ONUNLA UĞRAŞIR..

NAZIM HİKMET’İ YAZAR HAPSE GİRER, DEVR-İ SÜLEYMAN’DA..

12 MART’TA..12 EYLÜL’DE..VE GÜNÜMÜZDE..BAŞI DERTTEN KURTULMAZ..

HAKKINDA ‘’EN ÇOK DAVA AÇILAN SANATÇI’’  ÜNVANINI (!) KİMSEYE BIRAKMAZ..

—————————————————————————————————————–

TİYATRONUNUN, MİZAHIN DİK DURUŞ ÖRNEĞİ..

 

Emekli, işçi, memur, esnaf, öğretmen, öğrenci, kadınlarımız;

oyunlarının başrolüdür..Kitaplarının da..

Dik duruş örneğidir..62 yıldır tiyatro, tiyatroculuk;  sevdasıdır..

Konservatuvarlıdır ama -asıl okullarının- başta Muhsin Ertuğrul,

sosyalist sanatçı Ulvi Uraz , Vasfi Rıza Zobu olmak üzere ‘’

ustaları olduğunu’’ -her fırsatta- söyler..

Politik mizah/tiyatro  yapmada üstüne yoktur..!

Öğrenmeye, öğretmeye doymaz..Bütün birikimini

öğrencilerine adamıştır..

Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nin öğrencileri; çocuklarıdır !

Onlar için şu şiiri dizelemiştir :

‘’Dünyadan geçen biri/Yola Bir Çekirdek Attı..

Orada Bir Ağaç bitti/Bahar Geldi, Ağaç Yeşerdi..

Çiçek Açtı, Meyve verdi/ Çoğaldı Orman Oldu.

Aklım Gitti’’

                                     xxx

Kuvayı Milliye’nin ‘’Sarışın Kurdu’’ Mustafa Kemal..

Dünya Şairi ‘’Mavi Gözlü Dev’’ Nazım Hikmet..

Bir de Aziz Nesin Usta;

72 yıllık ömrünün olmazsa olmazıdır..

‘’İzm’ler kesmez beni. Daha fazlasıyım ’’ demiştir..

‘’Atatürkçü, Kemalist’’ tanımlamaz kendisi..

Sorarsanız ‘’ Atatürk Sevdalısıyım’’ yanıtını alırsınız !

‘’Çizgilerle Nazım Hikmet’’i yazınca Savaş Dinçel ile..

12 Eylül faşizmince- 21 yıl hapis istemiyle- zindanı da görmüştür..

Sevk zincirleri, tek tip elbiseyle çıkmıştır hakim karşısına..

                                     xxx

Günümüzde  çok kullanılan, bir TV yayınında söylediği

‘’Ben hayatta en çok  insan biriktirdim’’

tümcesinin  patenti onundur..

‘’Dostlarım için her şey, düşmanlarım için hukuk’’ demiş

‘’Müjdat Gezen- Müjdat Hoca’’dır  anlatmaya çalıştığımız..

Bu satırların yazarının da Müjdat Abi’si..

                                     xxx

En sevdiğim Fransız özlü sözlerindendir ‘’Ilya fagot et fagot !’’

Türkçesi; ‘’Adam var adamcık var !’’ dır..

Müjdat Gezen; adam olanlardandır…

 ‘’Yaşlanmadan Yaşa’’ Müjdat Abi ‘’Yaşlanmadan..’’

Kalbinize Değen Kalpler Çok Olsun…

 

 

 

 

 

 

YOL AYRIMI; 12 EYLÜL

 

‘’12 Eylül sonrası Nazım kitabı nedeniyle hapse girdim, orada

yaşamla özgürlüğün ayrımına vardım..

Savaş Dinçel ile hakkımızda 21 yıl istemişlerdi.

Beraatimiz yüzümüze söylenince hiç sevinemedim.

Durup dururken günlerimi çaldılar. (…)1983’te çıktıktan sonra

hayatımda değişimler oldu.

Okul açma fikri öyle başladı. O zaman

konservatuvarda hocaydım. Ziverbey’deki bir köşkün

üzerinde “Kiralık köşk” yazıyordu.

Sahibini buldum. “Bedava okul yapacağım” deyince

“Atatürk büstü de benden” deyip, köşkü verdi.

Birinci Körfez Savaşı başlayıp işler yattı mı?

Güçlükle borç bitti, açtık okulu. Aybaşı geldi, param yok.

Öğretmenler Alaattin Yavaşça, Melahat Pars,

Göksel Kortay, Savaş Dinçel, Mustafa Alabora; para almıyor

ama personelin yüzüne nasıl bakacağım?

O ay Fikret Mualla tablosu satarak verdim maaşları.

Sonra kurslara başlamamız kurtardı bizi(…)

Alkışlanmam ve “Bak adam ne güzel yapmış” denmesi

beni mutlu eder.’’

——————————————————————————————————

 

‘’BAHÇEYE NAZIM ÇINARI DİKTİM’’

 

‘’Nazım’ın bir vasiyet şiiri vardır.  “Anadolu’da bir köy mezarlığına

gömün beni /Başucumda bir çınar ağacı olursa taş maş da

istemez hani” diyor ya. Okulun bahçesine bir çınar diktim.

Moskova’ya gitmişti Mustafa Alabora, Nazım’ın mezarından getirdiği

toprağı o ağacın altına gömdük. Üstüne bir plaket yazdım,

“Nazım Hikmet bu ağacın altında yatıyor” diye.

O zamanlar devlet büyükleri

anmıyordu Nazım’ı !’’

————————————————————————————————————–

 

——————————————————————————

SİMETRİ TAKINTISI, EĞRİ MİNAREYİ  DÜZELTTİRDİ !

 

‘’Simetri takıntım var. Bir gün rahmetli Savaş Dinçel

“Gel bak minarenin ucu yamuk” dedi.

Baktım yamuk hakikaten.

Masanın yerini değiştirdim, sırtımı döndüm

denize ama minareden kurtulamadım.

En nihayet hiç yapmadığım bir şeyi yaptım ve

eski eserlere telefon açtım.

“Ben Müjdat Gezen. Burada Mimar Sinan’ın bir camii var

minaresi yamuk” dedim.

20 gün sonra iskele kurdular. Savaş görünce

“Ulan bunu da mı yaptın” dedi.

Ben genel olarak yamukluklara karşıyım.

Takıntım eskisi kadar kalamadı ama yine de duvardaki

çerçeveleri düzeltmeden duramam. ‘’

 

 

 

‘’YÜZDE 60’I APTAL’’..

 

Yıl 1982..Darbe anayasası referandumdan yüzde 92 evet oyu almış..

O günlerde İzmir- Torbalı'da bir panel var..

Panelin konusu ‘’mizah’’..

Davetliler;  Aziz Nesin, İlhan Selçuk ve Müjdat Gezen..

İzleyenlerden biri Aziz Nesin'e soruyor.

"Nasrettin Hoca’nın torunları olarak zeki insanlarız değil mi?"

Aziz Nesin yıllarca tartışılacak o meşhur sözlerle cevap veriyor.

"Türk halkının yüzde 60'ı aptaldır"

Salon alkışlarla çınlıyor..

Kuliste Müjdat Gezen, Aziz Nesin'e soruyor..

-Abi neden böyle bir şey söyledin?

-Evladım, yüzde 92 diyecektim dilim varmadı..

 

—————————————————————————————————————————-

 

 

ESKİ-MEYEN DOSTUDUR UĞUR DÜNDAR..

 

Artık ‘’İzmirli’’  Araştırmacı Gazeteci Uğur Dündar,

Müjdat Gezen’in kadim kere kadim dostudur..

Söz Uğur Dündar Usta’da:

‘’Müjdat Gezen hayatımdaki yaşayan en eski arkadaşım.

Onunla aynı semtte büyüdük, aynı okulda(Vefa Lisesi) okuduk.

Ama Müjdat’a olan büyük sevgim ve saygım, sadece onun

‘Vefa’lı bir dost oluşundan kaynaklanmıyor. Ben Müjdat’ı

tanıdığım günden bugüne kadar sergilediği dik duruşu ve

hayatını tiyatro sanatına adamış olması nedeniyle seviyor ve

sayıyorum. Hele insanların adeta cendere içine

sokularak ezilmeye çalışıldığı, siyasi iktidarın

faşizan baskılarını doruğa çıkardığı şu son yıllarda

Müjdat’ın onurlu duruşu, siyasi mizah anlayışından

ödün vermeyişi, giderek onun sanatçı çizgisinin ötesine

geçiyor, adeta anıtlaştırıyor.

‘Mustafa‘m Kemal’im’ ile başlayan ’1881-…’le devam

eden ve ‘’Olmasaydı’ ile Atatürk sevgisini özellile

genç kuşakların tertemiz kalplerine yerleştiren sevgili

Müjdat, yazıp yönettiği bu eserleriyle milyonların haklı alkışını alıyor..’’

 

KİTABI NASIL ZİNCİRLENDİ ?

Sanatçı, 1977’de Moskova’da Nazım’ın mezarını ziyaret etti.

Dönüşte de ‘’Çizgiyle Dünya Şairi’nin yaşamını kitaplaştırma’’ fikrini ‘’kafasına/çizgisine/fırçasına’’ 

güvendiği Savaş Dinçel’e açtı. Dinçel de hayrandı şaire,

kabul etti öneriyi. Elişi ödevi

yapar gibi, fotoğrafları kesip biçip yapıştırarak -yedi ayda-

Gezen’in yazdıklarını resimleştirdi. Kitap basıldı.

 Aradan beş yıl geçti. 12 Eylül Faşist Cuntası işbaşındadır. 

Önce; Savaş Dinçel İstanbul Şehir Tiyatroları’ndan

sıkıyönetimce atılır!

Ardından Müjdat Gezen ile, “Çizgilerle Nazım Hikmet’’

kitabıyla “Komünizm propagandası yapmakla’’ suçlanıp tutuklanır.

 3 Haziran 1983′te mahkemeye, ‘’zincirlenerek’’götürülürler !

Hem de o dönem zorunlu ‘’tek tip’’ giysileri ile! 

İki dost bileklerindeki “sevk zincirlerini’’ gizlemez.

Aksine görünmesi için kollarını öne doğru çıkarır !

Bu fotoğraf da bütün gazetelerin birinci sayfalarını süsler(!)

“Yürekli bir yargıç’’ da beraat ettirir onları…

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir