MASALSI TÜRKİYE

MASALSI TÜRKİYE..

 

‘’Her Yanından Şiir Fışkıran’’ Prof.Dr.Şadan

Gökovalı şu önsöz ile başlamış ‘’Masalsı Türkiye’’ye:

“Geldiler Bilinmez Karanlıklardan/

Yaşadılar Anadolu’nun Aydınlığında.

O Güzel Atlara binip/Çekip Gittiler/

Bilinmez Karanlığa’’

Tam bir Anadolu/Mitoloji Sevdalısına yakışırane..!

                     xxx

‘’Homeros Onur’’ ve ‘’Altın Homeros’’ ödüllü

Şadan Hoca, Akyaka’da kitabına isim aramaktadır.

Gökova Körfezi’nde ak gün; kara gece yolundadır.

Bir el omuzuna dokunur. Bakar ki aydın yüzlü bir kadın.

‘’Masalsı Türkiye’’ diye fısıldar..

Kadın tanıtır kendini: “Ben Neş’’ der..

Hititler kendilerine “Neşalı” dermiş ya..

Neşalı Kız  Gökovalı’dan, kendisini; onların Assuwa,

bizim Anadolu dediğimiz toprakları gezdirmesi için gelmiştir.

Hoca’nın rehberliğinde  “ex oriente lux-ışık doğudan

yükselir”e uygun  “Masalsı Türkiye”  yolculuğudur kitap..

                                    xxx   

Likya kentlerinden başlar gezi..Olimpos, Antalya..

Aspendos, Türkiye’nin Kalbi Ankara,

Ankara’nın Kalbi Anıtkabir, Gordion, İstanbul..

Neş’i Süleymaniye’ye,Ayasofya’ya, Topkapı Sarayı’na

götürür yazar..Sonra da Nazım okur ona;

‘’Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı’nda,

Yapraklarım suda balık gibi kıvıl kıvıl.’’

Çanakkale..Burada da ‘’Dur Yolcu! Bilmeden bastığın

bu toprak bir devrin battığı yerdir’’i mırıldanır Neş’e..

Assos, Bergama derken Smyrna(İzmir’e) gelinir..

Neş; yine şiir ister, Gökovalı Kemalettin Kamu’yu seçer:

‘’Şimdi bir kuş olsam, kanadım olsa

İzmir’e giden yol eğer buysa

Bir başıma bile giderim anne.’’

Kordalio(Karşıyaka), Tantalos(Bayraklı), Pagos(Kadifekale),

Agora, Konak, Alsancak gezilir, Dünya Ozanlarının Babası

Homeros’u aktarır Neş’e Usta..

Kumrulu-boyozlu kahvaltıdan sonra da

Efes, Tales’in Kenti Milet, Didim görülür..

Afrodisias’ta Aragon şiiri okur Gökovalı:

‘’Öyle derin ki gözlerin, içmeye eğildim de

Bütün güneşleri pırıl pırıl orada gördüm’’

Muğla’daki ‘’Prof. Dr. Şadan Gökovalı Açık Hava

Tiyatrosu’’na  Neşalı, hayran  olmuştur..

Bodrum’a girerken de tabelada Hoca’nın ‘’Manevi Babası’’

Halikarnas Balıkçısı’nın şu aforizması yazmaktadır:

‘Senden öncekiler de öyleydiler

Kalplerini Bodrum’da bırakıp döndüler.’’

Marmaris..Sedir Adası..Antonius-Kleoptara Aşkı.

Bedri Rahmi dizeleri aklına gelir Hoca’nın:

‘’Canımın çekirdeğinde diken

Gözümün bebeğinde sitem var.’’

                       xxx

Yolculuk bitmiş, ayrılık vakti gelmiştir.

 İkisi ağlamaklıdır. Hoca gözlerini kapamıştır..

Kanat hışırtısı gibi ses duyar. Neş, düşünce hızıyla

mavi gökte ak bir nokta, ardından görünmezdir..

‘’En Büyük Şiirsever’’in dilinden Ataol Behramoğlu

dörtlüğü dökülür şimdi de:

‘’Durdum baktım ardından sen giderken

Bana bir hoşça kal bile demeden giderken

İnsan neler duyar anladım o zaman

Can alıp başını bedenden giderken.’’

Buyrun 208 sayfalık ‘’Masalsı Türkiye’’ye..

Sonsöz SİZİN..

 

9 EYLÜL GAZETESİ’NDEN ALINMIŞTIR.

Bunları da sevebilirsiniz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir