FİKRET TARTAN’I YAŞAMAK..

Fikret Tartan’ı yaşamak! – Atilla Köprülüoğlu

 

Gazeteci, yazarlar, sanatçıların..

Kent entelektüellerinin buluşma yeri ‘Babıali’ye yürürken..

Usuma geldi ozan-radyocu Bedirhan Gökçe dizeleri:

‘Baban Giderse, Canın Gider/Şu Dağlanmış Yüreğinde

Çocuk Kalan Yanın Gider/Baban Giderse,

Öpülecek Elin Gider/Bayramın Gider…’’

Sonra da Kültür Bakanı’nın Gezi’yi destekleyen tiyatroları kapsam dışına itmesi..

Mırıldanıverdim: ‘Tiyatrodan korkmayın!’

Tabii bir de ‘Ruh, Ağaç = çArşı’yı’ anımsadım… Çünkü;

Masada olacaklarımızın tamamı; neredeyse siyah-beyazdı !

***

Bir yıl olmuş ‘Ölümsüz Sanat Adamı’ Fikret Tartan’ı yitirişimiz..

Toplandık çok sevdiği ‘Babıali’de…

Ozan Çınar Çığ, Oyun Yazarı Haluk Işık, ‘İzmir Sevdalısı’ Sancar Maruflu, Oğul Tartan, gönüldaşları Zeki Arpas, Hasan Dağlar, gazeteci-yazarlar…

Okan Yüksel ve Nüvit Tokdemir; ‘Fikret Hoca’yı anlattı..

9 Eylül Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Nezih Bilger, Avukat Şeyhmus Kayapınar, Cevat Maruflu, Süleyman Bahadır…

Ve bu satırların yazarı da; dinledi…

Ankara, İzmir Devlet Tiyatrosu ve TRT günlerini…

Yönetmenliğini/yazarlığını…

Adam Gibi Adamlığını…
‘Sevda Öyküsü’nün Yıldızı’ 56 yıl omuzlaştığı Sanatçı Melek Tartan’a aşkını…

 

***

İşte o geceden not aldıklarım… Gelişigüzel:

Okan Yüksel: Franklin, ‘Ölür ölmez unutulmak istemiyorsanız ya okunmaya değer eser yazın ya da yazılmaya değer işler yapın' diyor. Fikret Tartan'ın yaşamı bu söze en güzel örneklerdendir.

Nüvit Tokdemir: Babıali’de Tartan Baba ileyiz. 6 kişilik ayrı bir masa hazırlattı. Bir şişe rakı ve kırmızı şarapla servis açtırdı. ‘Misafirlerim gelecek’ diye titizleniyordu. Sordum ‘Sürpriz’ dedi… Saatler geçti. İkimiz kalmıştık, bir de fasılcılar… Tam geceyarısı Melek Hanım ve meslektaşları içeri girdi. Oyunlarını bitirip gelmişlerdi. Sabaha kadar elele-gözgöze şarkılar söylediler birbirlerine. Tamburi Erol Sayan bestesi ‘Bir Dünya Yarattım/Yalnız İkimiz İçin’i defalarca okudular… Muhteşem bir beraberlikti onlarınki…

Sıra Hakan Tartan’daydı. Önce Cemal Süreya dizesi okudu: Sizin hiç babanız öldü mü, benim bir kere öldü kör oldum. Devam etti: 70’li yıllar. İlginç giyim ve tavırlı Peter Falk’un oynadığı ‘Komiser Colombo’ yu TRT’de seslendiren; tiyatrocu Savaş Başar… Yıldırım Önal ile üçü gazinoya giderler. Sahnede Kamuran Akkor. Şakacı Başar Abi sürekli çiçek gönderiyor babam adına habersiz Akkor’a ve anons ettiriyor. 4-5 kez. Sonunda Akkor’un eşi Vasfi Uçaroğlu (Bateristti) sinirinden davulunu parçalıyor!

Finali 40 yıllık Şair dostu Çınar Çığ yapıyor “Regan diye hitap eder, bu dizelerimi de hep okuturdu” diyerek:

‘Karım/elim ayağım/yüz yıl sonra kır çiçeğim

bin yıl sonra dağ çileğim/ben evrende yine derin bir gölgeyim

ezber bildiğim tek şiir/sevgim benim’

BU YAZI; 9 EYLÜL GAZETESİ'NDEN ALINMIŞTIR..

Bunları da sevebilirsiniz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir