Dr.AYTUN ÇIRAY

Dr.Aytun Çıray

 

Herşeyden önce insan olunmalı;

ondan sonra doktor.

                                        (Voltaire)

 

 

Daha çocukluktan en büyük

idealiydi doktorluk.

Babası Muharrem Remzi ile sık

sık bu idealini konuşurdu.

O da hep ‘’İyi bir hekim ol ama vasiyetimdir;

garip gurebadan asla para almayacaksın’’ derdi.

Ege Tıp’ı bitirdi, Dahiliye/Anastezi ve Reanimasyon

üzerine de uzman oldu.

Ödemiş, Tire, Bayındır, Beydağ, Kiraz’ın, yani

Menderes havzasının -kapısı en çok çalınan-

doktoruydu artık.

Ettiği Hipokrat yeminine sıkı sıkıya bağlıydı.

Dertlilerin derdine derman olmaya çalışmaktan

başka -derdi- yoktu.

Gece gündüz; farketmez; muayenehanesi hep açıktı,

evinin telefonu da susmazdı.

Anadolu’da yaygındır ya

‘’Kiminin parası, kiminin duası’’ sözü.

Çok sevdiği insanlardan dua isterdi sadece.

Bir kuru teşekküre; ‘’Eyvallah’’ derdi tevazusuyla.

Zaten muayenehanesinde

F.Nietzche’nin şu sözü çerçeveliydi;

‘’Vicdanlı ve dürüst olmak, hesaplı

olmaktan iyidir. Hesap, insanı

makam sahibi yapar da vicdan

daha önemli bir işe yarar; insanı insan yapar!’’

 

xxx

Başhekimlik yaptığında 32 yaşındaydı.

Hastanesinin çağdaş hizmet vermesine katkı sundu.

Sonra Ankara’dan çağırdılar, Sağlık Bakanlığı

Müsteşarlığı’na atanmıştı.

Dört yıl bu zor görevi sürdürdü.

Dile kolay tam yedi bakanla çalıştı.

Sağlık hizmetlerine yönelik önemli planlamalar

yaptı, sağlıklı toplum yaratma projeleri geliştirdi.

Sosyal Güvenlik Reformu hazırlık

çalışmalarında bulundu.

İlaç, tıbbi malzeme ve diğer

ihalelerinin -şeffaflıkla- gerçekleşmesini sağladı.

Dürüst ihale yapılmasını

engelleyen çeteleri temizledi.

Bu yüzden de ihale mafyalarının

hedefinde olsa da asla yılmadı.

Sonra kendi isteğiyle müsteşarlıktan ayrıldı.

 

xxx

Ülkeye politikada da hizmet vermek istiyordu.

Merkez sağ görüşlüydü. Kırmızı çizgileri; Ay-Yıldız,

Cumhuriyet devrimleri, Atatürk ilke ve değerlerinden

kesinlikle ödün vermezdi.

Siyasete atıldı, kendi ifadesiyle; ‘’Türkiye Cumhuriyeti’nin

kuruluş ilkelerinin geri dönmesi mücadelesini’’

sürdürmek üzere katıldığı CHP’den 24, 25 ve

26.dönem milletvekili seçildi.

TBMM Sağlık Komisyonu üyeliği yaptı.

Çok sayıda soru önergesinin sahibi oldu,

ülke sorunlarına ilişkin görüşlerini

meclis kürsüsünden dillendirdi.

Süreçte kitaplar yazdı, gazetelerde makaleleler

kaleme aldı.

 

xxx

Parlamenter rejime inanan bir siyasetçidir.

‘’TBMM Türk milletinin kanı ve

canı pahasına meydana getirdiği tartışmasız

en kıymetli kurumdur. Milletimizin

modernleşmesinin, çağdaşlaşmasının,

insanlık medeniyetinin saygıdeğer ve

onurlu bir üyesi olmasının en somut ürünüdür.

Bunların varlığını temsil eden en temel

kurumudur. Türk Milleti’nin bu yüce çatının

altında görev yapan bir üyesi olarak

zerre kadar şüphe etmiyorum. TBMM,

Türk milletinin muazzam değerde

yegâne kurumsal siyasi varlığıdır.’’

ifadeleriyle düşüncesini özetleyendir.

TBMM’de ‘’FETÖ / PDY Darbe Girişimini

Araştırma Komisyonu’’nda yer aldı,

‘’ 15 Temmuz’un arkasında FETÖ var.

Onun için bu kalkışmanın perde arkasının

aydınlatılması Türk demokrasisi için

olmazsa olmazdır.” görüşünü savundu.

Sonra…

Cumhur İttifakı’na karşı -İYİ Parti adına-

Millet İttifakı’nın

kuruluşunun gerçekleşmesinde büyük pay sahibiydi.

xxx

‘’Hadi anlat dostunu’’ dendiğinde uzun

bir duraksama yaşarsınız ya.

Anlatacak, yazacak o kadar çok olay

ve konu vardır ki; hangi birinden

başlamak gerektiğinde zorlanırsınız.

Dr.Aytun Çıray böyle dostlardandır!

Çok genç yaşta yüklendiği ‘’apoletlerin’’

hiçbir zaman şımartmadığı;

insanı hepsinden önce seven, ülkesine

‘’hekim ve siyasetçi’’ olarak

hizmet veren bir vatanseveri,

‘’Kalbinde ne taşıyorsa dünyaya

bakınca da onu gören’’

Dr. Aytun Çıray’ı anlatmaya çalıştım.

Dost kimliğiyle ama

‘’hep önce insan kişiliğiyle’’ önde gelen.

değerli dostumu anlatabildim mi, bilemiyorum.

Takdir; siz okurların!.,

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir