DERİN CEHALET…

DERİN CEHALET…

 

 

Bir Rönesans Adamı Prof. Doğan Kuban 

şunları yazmıştır Cumhuriyet’te:

“Cumhurbaşkanı seçmek, ister kadınları

boğazlamak, ister tarihi ve doğal çevreyi

yok etmek, ister ağaç kesmek,

ister hırsızlık yapmak, ister tarih bilmeden

onunla övünmek, ister dindar olmadan

dini istismar etmek, trafik kargaşası,

plansız gelişme, sınırsız toprak spekülasyonu

gibi olayların tümü; cehalete dayalı olgular (…)”

Derin Cehalet uçurumundayız… 

Örgütlüsünden hem…

Yürüyoruz gündüz-gece ortaçağ karanlığına!

 

xxx

 

 

Nefret dili ile kutuplaştırılarak yönetilen

Yeni Türkiye’de,

180 üniversite var, birinin bilimsel başarısı yok!

Ortaöğretim, dini eğitimin hizmetindedir…

Ülkenin bilimsel araştırma kurumunun başına 

‘Hayvanat Bahçesi Müdürü’ atanır….

Tiyatronun başına da güreşçi…

Böylelikle; ilime/ilerlemeye/sanata/kültüre

nasıl değer verildiği gösterilir(!)

Uzaybilimci profesörü bile zindana tıkarız.

80 yıl önce Atatürk, Abidin Dino’yu sinema

öğrenmesi için Leningrad’a göndermesini unuturuz.

Tarafsız Cumhurbaşkanımız da ‘’Her Müslüman ölü yıkayabilmeli’’ der.

ABD’de de NASA Mars’ta ‘’akan su’’ açıklaması yapar(‘!)

Aspenos Antik Tiyatrosu’nda mutfak mermeri gündem oluşturur…

Ülke yangın yeri, işsizlik tavanda.

Piyasalar diken üzerinde…

Dünya nerede, biz neredeyiz?.

 

xxx

 

Yeni’sinde/Eski’sinde hiç fark etmiyor!..

Neden ne olursa olsun; yeterince okumuyoruz!

‘’Okuma(sevme)z Toplum’’ olduğumuz tescillenmiştir…

İhtiyaç malzemeleri sırasında ‘bomba’ kitap; 235.sıradadır!

‘’Cehaletin kültürüne kitap gerekmezmiş’’ ya…

Nobel ödüllü İspanyol asıllı yazar G.Santayana’nındır bu söz.

Sınav sahtekarlığı; yolsuzluk/talan kadar tavandadır…

Her on kadınımızdan ikisi, okuma-yazma bilmez.

Mezartaşı okuma çok önemli meselesidir ülkenin.

Son tahlilde Osmanlıca müfredattadır!

Çünkü CumhurunBaşı “Osmanlıca da öğrenilecek

ve öğretilecek” demiştir.

Gazeteler de basılır, yazarları da tehdit edilir.

 

xxx

 

 

Düşünen, bilime inanan her kafa ve kalem için…

Yenilmesi gereken en büyük düşmandır Derin Cehalet…

Derin Cehalet’ten bilimsel/akılcı yaklaşım çıkmaz!

‘Karanlığın Sonunun Bir Ulu Şafak’ olması için…

Derin Cehalet’e karşı omuz omuza mücadele vermeli…

Cumhuriyet ilkeleri/kazanımları, aydınlanma, çağdaşlık adına!

Ne demişti ‘‘Bozkırın Tezenesi’’ Neşet Ertaş?;

“İlimsizlik bilgisizlik yüzünden/

Cehalet hortlayıp çıkar mı çıkar
Sevgisizlik saygısızlık yüzünden/

İnsan; insandan bıkar mı bıkar!’’

Çok haklısın Doğan Hoca;

 

‘’Derin Cehalet uçurumundayız…’’

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir