BCG 2013 yılı Tüketici Hissiyatı

Gamze Tüfekçi – Dünyanın lider yönetim danışmanlığı firmalarından The Boston Consulting Group (BCG) tarafından bu yıl 12.'si yayınlanan "Tüketici Hissiyatı – Consumer Sentiment – 2013" raporunun 12 ülkeyi kapsayan ilk sonuçları yayınlandı.

30 bin kişi ile 9 Gelişmiş Ülke'de (ABD, İngiltere, Almanya, Kanada, Fransa, İtalya, Avustralya, Japonya, İspanya) ve 3 Hızla Gelişen Ülke'de (Brezilya, Hindistan ve Çin) gerçekleştirilen araştırmanın sonuçları oldukça çarpıcı.

Çalışmaya göre, gelişmiş ülke tüketicilerinin ortalama %59'ı gelecek için ekonomik kaygılar taşıyorlar. Son üç yılda %57 olarak gerçekleşen bu oranda ufak da olsa bir yükseliş olması tüketicilerin global ekonomik krizin etkilerini hissetmeye devam ettiklerini gösteriyor. 2012 sonuçlarına göre sadece Hindistan ciddi sayılabilecek bir iyileşme gösterirken (2012- %65, 2013- %60), İspanya ve Fransa'daki gelecek için ekonomik kaygı taşıyan tüketicilerin oranı son üç yıldır sürekli artmaya devam ediyor. (İspanya: %77-2011, %78-2012, %84-2013; Fransa: %55-2011, %63-2012, %67-2013). İtalya ise son üç yıldır %71 seviyelerinde sabit bir oran gösteriyor, fakat bu oran 2010'daki %48'e göre son derece yüksek bir seviyede yer alıyor. Hızla gelişen ülkelerde ise Brezilya 2012'deki %32 seviyesinden 2013'te %39'a yükselerek 2011'deki kaygı seviyelerine geri dönüş olduğunu işaret ediyor.

Gelecek için duyulan ekonomik endişeler tüketicilerin harcama davranışlarında da etkisini gösteriyor. Tüketiciler artık kendilerini sağlıklı ve iyi hissettirecek markalara para harcamayı, daha lüks markaların ürünlerini satın almaya tercih ediyorlar. Tüketicilerin %80'den fazlası söz konusu ekonomik beklentiler kapsamında promosyonları ve uygun fırsatları takip edeceklerini belirtiyorlar.

Raporda tüketici algılarının harcama alışkanlıklarına nasıl yansıdıkları detaylı bir şekilde incelenmiş.

·         Tüketicilerin yüzde %50'si önümüzdeki 12 aylık dönemde harcamalarını kısıtlayacağını belirtirken sadece %10'luk bölümü harcama artışına gideceğini bildirmiş.

·         Tüm ülkelerde, tüketicilerin harcamalarını birkaç önemli kategoriye sınırlayacağı ortaya konulurken, en çok harcama kesintisi dışarıda yemek ve lüks ürünlerde olacağı belirtiliyor.

·         Tüketicilerin harcama yaparken daha pahalı ürünleri seçmesinde en önemli kriterler olarak ürünlerin daha iyi sonuç vermesi ve dayanıklı olması gösteriliyor. Ürünün daha sağlıklı olması, kendilerini ürünü ya da servisi kullanırken iyi hissetmeleri ve markanın bilinirliği gibi kriterler ise tüketiciler için önem kazanmaya devam eden kriterler.

·         Harcama kategorilerine bakıldığında tüketiciler tatil-seyahat, konut, elektrikli ev eşyaları ve çocuk giyiminde geçmişe göre daha pahallı alternatiflere yönelirken, takı-aksesuar, cep telefonu, çanta, dışarıda yemek ve lüks markaların ürünlerinde daha ucuz alternatiflere yöneliyorlar.

 

Ülkeler özelinde tüketicilerin algıları incelendiğinde, İspanya, Fransa, Japonya, Kanada ve Brezilya'da gelecek için kaygılı tüketici oranı geçen yıla göre ciddi şekilde artarken, araştırma yapılan ülkeler arasında bu oranın kayda değer bir seviyede azaldığı ülkeler sadece Hindistan ve Çin.

 

·         Tüketicilerinin %84'ü gelecek kaygısı taşıyan İspanya diğer ülkelere göre ciddi bir farkla bu konuda başı çekiyor. İtalya, Fransa ve Japonya'daki tüketicilerin yaklaşık %70'i de İspanyolların gelecek kaygılarını paylaşıyorlar.

·         Ekonomisi diğer ülkelere göre daha güçlü durumda olan Almanya %42 ile gelişmiş ülkeler arasında en iyi konuma sahip.

·         Brezilya %39, Çin ise %31 ile hızla gelişen ülkelerdeki göreceli pozitif durumu işaret ediyor.

 

 

Gelişmekte Olan Ülkeler Gelecekten Çok Daha Emin

Kendi geleceklerinden endişeli olan gelişmiş ülke tüketicileri, gelecek nesiller için de durumun farklı olmayacağını düşünüyorlar. Anket kapsamındaki dokuz gelişmiş ülkenin sonuçları değerlendirildiğinde, gelecek neslin daha iyi bir hayat süreceğine inananların oranı %5 (Fransa) ile %25 (ABD) arasında değişerek ortalamada sadece %14 olarak görülüyor. Hindistan ve Çin'de ise gelecek neslin daha iyi bir hayat süreceğine inananların oranı %70'lere kadar yükseliyor.

 

Gelişmiş ülke tüketicilerinin hem kendi gelecekleri hem de yeni nesillerin gelecekleri için bu kadar kaygılı olmaların ardında yatan sebepler arasında %30'unun hemen hiç tasarruf yapamaması ve özellikle Fransa, İtalya ve İspanya'daki tüketicilerin önümüzdeki birkaç yılda ekonomide bir düzelme beklememeleri sayılabilir. Hindistan, Brezilya ve Japonya ise gelecek 12 ayda ekonominin daha iyi olacağı yönünde umutlu.

 

İspanyollar Gelecekten Kaygılı

Gelecek konusunda diğer ülkelere göre en kaygılı olan ve önümüzdeki yıllarda ekonomide düzelme beklemeyen İspanyollara "huzurlu musun?" diye sorulduğunda "kesinlikle" ve "evet" cevabı verenlerin oranı %86'ya çıkıyor ve İspanya büyük farkla en huzurlu ülke olarak başı çekiyor. Çelişkili bu durum ise "Acaba İspanyollar huzuru futbolda mı buldular?" sorusunu akıllara getiriyor. Gelişmiş ülkeler arasında İspanya'yı %59 ile İtalya takip ederken, daha olumlu bir bakış açısına sahip olan gelişen ülkeler bile İspanya'ya göre 10-15 puan aşağıda kalıyorlar.

 

Japonlar Yalnız ve Mutsuz

Yaklaşık %70'i gelecek kaygısı taşıyan ve emekliliklerindeki finansal durumlarından endişeli olan Japonların kaygıları İspanyollarınkinin aksine mutluluklarını etkiliyor ve sadece %36'sı mutlu olduğunu söylüyor. Bu oran çalışma kapsamındaki ülkeler arasında en düşük değer. Japonları diğer ülke tüketicilerinden ayıran bir diğer konu da sadece %23'ünün hayatlarında yeterli miktarda sosyal etkileşim olduğunu düşünüyor olması. Çalışma kapsamındaki diğer bütün ülkelerde bu oran %50'nin üstünde.

 

 

Çinliler Tasarruf Ederek Geleceğe Hazırlanıyorlar

Çalışma kapsamındaki ülkeler arasında en az gelecek kaygısı taşıyanlar Çinliler. Geçen yıl gelecek kaygısı taşıyan Çinli tüketicilerin oranı %29 iken bu değer 2013'te iki puan arttı ve %31 oldu. Benzer şekilde Çinlilerin yaklaşık %70'i gelecek nesillerin daha iyi bir hayatı olacağını düşünüyorlar. Çin ve Hindistan gelecek nesiller için en umutlu ülkeler olarak öne çıkıyorlar. Gelirlerinin %15'inden fazlasını biriktiren Çinli tüketicilerinin oranının yaklaşık %40 olması (diğer ülkelerin en az iki katı) sayesinde emeklilikleri için finansal kaygı taşıyan Çinlilerin oranı %32 ile gelişmiş ülke ortalaması olan %56'nın oldukça altında kalıyor.

 

 

Almanlar Neden Huzursuz?

Gelecek kaygısı, emekliliklerindeki finansal durumları için endişeleri, çevrelerinden gördükleri sevgi ve ilgi, hayatlarındaki sosyal etkileşimin ve eğlencenin yeterliliği sorulduğunda diğer gelişmiş ülkelere kıyasla hep en iyi durumda olan Almanlar, huzur konusunda hem gelişmiş hem de hızla gelişen ülkelere göre en kötü durumdalar. Alman tüketicilerinin sadece %35'i huzurlu olduğunu söylüyor. Önümüzdeki yıllarda ekonomide iyileşme olacağına inan Almanların sadece %30 civarında olması, Almanların husursuzluklarının ana nedeni olarak göze çarpan en önemli husus.

Bunları da sevebilirsiniz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir