BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNDE GAZETECİ KESEN S.ARABİSTAN’LA YARIŞIYORUZ

BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNDE GAZETECİ

KESEN S.ARABİSTAN’LA YARIŞIYORUZ

 

Uluslararası Sınır Tanımayan Gazeteciler

(RSF) örgütü

5 gün önce, Dünya

Basın Özgürlüğü Sıralaması’nı açıkladı.

Büyük başarı gösterdik(!) değişik ülkelerde

basın özgürlüğünün durumu dikkate alınarak

not verildiği sıralamada 2 basamak daha geri düşüp

180 ülke arasında 157. olduk.

İlk 10’da; sırasıyla Norveç, İsveç, Finlandiya,

Danimarka, Hollanda, Kosta Rika, İsviçre,

Jamaika, Belçika ve İzlanda yer alırken,

son sıraları ise Çin, Suriye, Türkmenistan, Eritre ve Kuzey Kore paylaştı.

  1. sırada konsoloslukta gazeteci doğrayan

Suudi Arabistan yer aldı. (Ha gayret;

Suudi Arabistan’la aramızda sadece 12 ülke kaldı!)

 

xxx

RSF Raporu’nda ; ‘’Türkiye’de medyaya

karşı bir saldırı başlattığı, gazeteciler ve sosyal

medya kullanıcıları için, ‘Cumhurbaşkanı’na hakaret”

gerekçesiyle davalar açıldığı, internet erişiminin

sistematik olarak sansür edildiği, medya ve

sivil toplumun bütün baskılara

karşın iktidarın baskıcı tavrına direndiği” görüşüne yer verildi.

Ülkemizi; “gazeteciler için dünyanın

en büyük hapishanesi” olarak nitelendiren RSF,

OHAL’e de değindi, uygulamanın ülkede az miktarda bulunan çoğulculuğun Türk makamları tarafından yok edilmesi için vesile olduğunu ve 16 Nisan 2017 referandumuyla Cumhurbaşkanı ve AKP Genel BAşkanı Erdoğan’ın ülkedeki yetkilerini güçlendirdiğini ifade etti.

Raporda, Türkiye için “hukukun egemenliği günümüzde sadece solmakta olan bir anı” cümlesine de yer verildi.

xxx

Ancak endekse göre, basın özgürlüğünün tek

‘’kötüleştiği’’ ülke Türkiye değil!

Dünya’da gazetecilere ve basına karşı düşmanlık,

özellikle siyasi liderlerin açık bir şekilde desteklemesiyle artıyor.

Raporda, “Liderlerin basına karşı düşmanlığı

artık sadece Türkiye ve Mısır (161.sırada) gibi

otoriter ülkeler ile sınırlı değil, ki bu iki ülkede

‘basın fobisi’ o kadar belirgin ki gazeteciler

düzenli olarak terör suçlamasıyla karşılaşıyor ve

iktidara bağlılık göstermeyenler keyfi olarak hapsediliyor” denildi.

xxx

Muhalif /BağımsızGazetecilik, Türkiye’de her iktidar

döneminde en zor icra edilen ve en tehlikeli mesleklerin ilkidir!

Halkın ‘’gerçekleri öğrenme hakkına’’ hizmet eden,

bu yüzden de egemen güçlerin

hedefi haline gelen gazeteciler ölüm dahil,

zindan, gözaltı, saldırı, tehdit ve hakaretlerle,

sansür/ otosansür ve tasfiyelerle

hep karşı karşıya kalmıştır.

Günümüzde yazdıklarından ötürü

tutuklanmamak sanki çok önemli kazanımdır(!)

İletişim Profesörü Bilge Gazeteci

Şadan Gökovalı’ya göre, ‘’Gazetecilik muhalefettir.

Gerçek anlamda gazetecilik yapılabilmesi için,

yapıldığı ülkenin, gazeteyi çıkaranın ve

bizzat gazetecinin özgür olması zorunludur!’’

Peki günümüz Yeni Türkiyesi,

bu koşullara uygun mudur?

Manidar şekilde gülümsediğinizi

tahmin etmem zor değil bu soruya.

Öyle ya; artık gazeteciler çağının

‘’tanığı’’ değil de

‘’sanığı’’ haline gelmişlerdir Türkiye’de!

xxx

Son yıllarda bilinçli sindirme, korkutmayla

‘’çok medyalı tek ses-havuz’’ tesis eden

güç sahipleri toplumdaki kutuplaşma,

enflasyon, dış politika, işsizlik, eğitimdeki sorunlarımıza çözüm aramıyor.

Asla eleştiri yapılmasın, yazılmasın, çizilmesin istiyor.

Gazete(ci)lerle, kültür sanat insanlarıyla uğraşıyor.

Eleştiri hakkını, düşünce özgürlüğü körelten yasalar

çıkartıp, gazeteciliği yok etmek istiyor.

Türkiye, basın özgürlüğü sıralamasında gazeteci kesenlerle yarışıyor!

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir