AYDINLANMANIN ÇİLEKEŞ ŞAİR YAZARI; RIFAT ILGAZ

BİR ÖMÜR AYDIN

RIFAT ILGAZ

 

Rıfat Ilgaz doğruyu savunan, tavizsiz,

aydın kimliğinden milim sapmayan toplumcu

çizgisini son nefesine kadar yitirmemiş

öğretmen yazarımızdır.

Halktan, ezilenden, haktan yana taraf olduğunu

‘’Sevdim haklıdan yana olabilmek için/

Çalışıp ezilenden yana/Sevdim aldığım soluğu

hak etmek için/Ama sevdim halkımca’’

dizeleriyle anlatmıştır ‘’Defneler Gibi’’de.

Çok sevilen ‘’Hababam Sınıfı’’nı yazıp, İnek Şaban’la,

Hafize Ana, Kel Mahmut, Badi Ekrem,

Damat Ferit ile bizleri güldürürken düşündürtendir.

xxx

Kuvayı Milliyeci’dir kökten.

Anılarında Milli Mücadele’de -ki daha 10 yaşındadır-

yazdığı savaşın bildirilerini sokaklarda dağıttığını aktarır.

‘’Halime Kaptan’’da İnebolu’ya Karadeniz’in

hırçın dalgalarına karşın cephane taşıyan

Cideli Temel Reis’in gelinini; o Kurtuluş Savaşı’nın

özveri simgesi kadınını anlatır.

‘’Karartma Geceleri’’, Rıfat Öğretmen’in

kendi yaşamından kesitlerdir.

Romandaki karakter kendisiyle özdeşleşendir.

Polis, jandarma takibinden yıllarca kurtulamamıştır.

Burada bir anekdota yer verelim;

‘’Orhan Kemal’le Sirkeci Garı’nda bir restoranda

yemekteler.Hemen arka masada da onları

izleyen bir sivil polis. Rıfat Ilgaz

hep alçak sesle konuşuyor tabii.

Polis de sürekli  sandalyesini masalarına

doğru çekip konuştuklarını anlamaya çalışıyor.

Rıfat Hoca durumun farkında tabii.

Birara garsonu çağırır, bardak ister,

gelince de rakıyı doldurur. Polise kadehi uzatır,

‘’Buyurun’’ der, o da boş bulunup yanıtlar;

‘’Teşekkürler, görevdeyken içmem!..’’

Tevkifler, zindanlar vız gelmiştir.

O şiirlerini -zaman zaman takma adla da olsa-

hep yazmış, gücünce toplumu uyarmaya çalışmıştır.

Ünlü ‘’Aydın mısın’’şiiriyle örneğin;
‘’kilim gibi dokumada mutsuzluğu
Gidip gelen kara kuşlar havada
Saflar tutulmuş top sesleri gerilerden
Tabanında depremi kara güllelerin
Duymuyor musun

kaldır başını kan uykulardan
Böyle yürek böyle atardamar
Atmaz olsun
Ses ol ışık ol yumruk ol
Karayeller başına indirmeden çatını
Sel suları bastığın toprağı dönüm dönüm
Alıp götürmeden büyük denizlere
Çabuk ol

Tam çağı işe başlamanın doğan günle
Bul içine tükürdüğün kitapları yeniden
Her satırında buram buram alınteri
Her sayfası günlük güneşlik
Utanma suçun tümü senin değil
Yırt otuzunda aldığın diplomayı
Alfabelik çocuk ol

Yollar kesilmiş alanlar sarılmış
Tel örgüler çevirmiş yöreni
Fırıl fırıl alıcı kuşlar tepende
Benden geçti mi demek istiyorsun
Aç iki kolunu iki yanına
Korkuluk ol’’

xxx

Faşist cunta 12 Eylül’de TÖB-DERli arkadaşlarıyla beraber

Cide’de onu gözaltına aldırdı.

Elleri kelepçeli, gözleri bağlı sokaklarda dolaştırıldı.

Torunu yaşındaki erler, hasta olduğunu

bile bile günde 7-8 ayakta tutarak,

sürekli aşağılayarak sistemli işkenceye tabi tuttular.

Onu tanıyan demokrat yapılı bir kaymakam

durumundan haberdar olunca gazeteci

Mustafa Emekçi’ye ulaştı, onun çabasıyla da

serbest bırakıldı, bir sanatoryumda tedavi altına alındı.

Ilgaz, ‘’’Kırk Yıl Önce Kırk Yıl sonra’’ da gözaltı dönemini ve

kendisine yardımı dokunan Samsunlu Komando Er ‘’Azem’’i yazdı.

xxx

‘’Kozbeyli Bilgesi’’ Hüseyin Yurttaş  ‘’Onları Tanıdım’’ kitabında

‘’Hep ayrıcalıklı, hep saygın şair-yazar’’ olarak tanımlar Rıfat Ilgaz’ı.

Yurttaş’a göre; Usta en kimsesizimizin, en çaresizimizin,

en yalnızımızın ve en ‘haylaz’ımızın şiirini,

öyküsünü, romanını yazıyordu.

İkide bir onu zora sokan akciğerlerine aldırmadan

mahpuslara girip çıksa da sanatoryumlara ‘abone’ olsa da en küçük bir ödün vermeden şiirin, sanatın hakkını vermeye ve aydın namusunun gereklerini yerine getirmeye çalışıyordu!

Ne de olsa Attila İlhan’ın ‘’Fedailer Mangası’’ adını taktığı 1940 toplumcu gerçekçi kuşağı şairlerinden yazarlarındandı Cideli Öğretmen Rıfat!

xxx

Rıfat Ilgaz tam 25 yıl önce bugün elveda dedi dünyaya.

Muhtemelen Sivas Madımak katliamı onu da ta yüreğinden vurmuştu.

Attila İlhan vefatından sonraki yazısında

‘’İşte böyle Rıfat Abi.’Eski Askerler’den

pek kimse kalmadı, öteki taraftakilere söyle,

içleri rahat olsun, mevziler terkedilmeyecektir’’ yazmıştır.

Tiyatro Yönetmeni ve Yazarı Haluk Işık Hocam da ona şu dizeleri armağan etmiştir;

‘’Belki de Rıfat Ilgaz Usta bugünleri yaşayacak bizlerden şunu söylememizi istedi;

‘’Karartma!

Ne geceleri, ne de gündüzleri…’’

Biz de Nazım Baba ile yanıt verelim,

‘’Kararmayacak sol meme altındaki cevahir!’’

 

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir