Ankara’ya 4,35 Verip Karşılığında Sadece 1 Aldık

Gördes Baraj suyunu en kısa sürede kente verebilmek için 2 yıl önce Sarıkız İçme Suyu arıtma tesisini hizmete alan İzmir Büyükşehir Belediyesi, şimdi de aynı proje kapsamında yer alan Kavaklıdere Arıtma Tesisi’ni yapmak için Avusturyalı firmayla sözleşme imzaladı.


İsmet İnönü Kültür Merkezi'nde düzenlenen imza törenine İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, yüklenici firma Va Tech Wabag Genel Müdürü Wolfgang Miksa, ilçe belediye başkanları, Büyükşehir Belediyesi meclis üyeleri, İl Genel Meclisi üyeleri, belediye bürokratları ve vatandaşlar katıldı. 

Törende konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, "Çok önemli bir süreçten geçiyoruz. 'Adalet bize de lazım, adalet herkese lazım' diye çırpınıp bağırırken elini bile kımıldatmayanlar, şimdi adalet peşine düştüler. İnşallah peşine düştükleri adalet herkes için eşit olur, herkese eşit uygulanır" dedi.

İzmir'in merkezi hükümete verdiği rakam ile aldığı rakam arasında diğer illere göre haksızlık olduğunu vurgulayan Başkan Aziz Kocaoğlu, Türkiye'de en çok vergiyi akaryakıt gelirinden dolayı Kocaeli'nin, sonra da İstanbul ve İzmir'in verdiği hatırlattı. Başkan Kocaoğlu, İzmir'in Merkezi Hükümet'e 4.35 vermesine rağmen 1 lira geriye aldığını ifade etti. Ankara'nın Merkezi Hükümet'e 1.4 vergi vermesine rağmen 1 lira, Antalya'nın 1.6 lira vermesine rağmen 1 lira geriyealdığını vurgulayan Başkan Aziz Kocaoğlu, "Geriye kalan o çok büyük, pırıl pırıl iller, Konya, Kayseri, Gaziantep hepsi, hep 0.5 – 0.6 verir 1 alır. Yani 1 verir 2 katını alır" diye konuştu. 

"İzmirlinin penceresinden bakmak gerek"
İzmir'in 2012 yılında 32 milyar 500 milyon lirayı Merkezi Hükümet'e verdiğini, bunun tahakkuk eden miktarının ise 37.5 milyar lira olduğunu söyleyen Başkan Aziz Kocaoğlu, İzmir'den alınan bu miktara rağmen Merkezi Hükümet'ten geri dönüşün yatırım miktarı da dahil sadece 7 milyar 200 milyon lira olduğunu belirtti. Başkan Kocaoğlu, "Tüm bunlardan dolayı İzmir'e İzmirli gibi bakmak, İzmir'e İzmirlinin penceresinden bakmak, İzmirli gibi düşünmek gerekir. Türkiye'yi biz İzmir'e dönüştürelim derken, İzmir'i başka bir şeye dönüştürmeye çalışmak, İzmir'in yaşam biçimine, İzmir duruşuna ve bu İzmir çukuruna ters düşüyor" dedi. 

İzmir'e ve diğer illere yapılan yatırımları da kıyaslayan Büyükşehir Belediye Başkanı Kocaoğlu sözlerini şöyle sürdürdü: "Merkezi Hükümet, 'ben hizmet edeceğim' diye geliyor İzmir'e. En yatırımcı, en hizmet eden sayın bakanı buraya aday olarak belirledi. Sayın bakanın devlet bütçesinde diğer illerde yaptıklarını, yapmadıklarını bir kenara bırakıyorum. O benim işim değil. Benim işim İzmir, gücüm de İzmir. Ben İzmir'e ne yaptığına, 11 yıllık periyotta bize ne verdiğine bakıyorum. Bugüne kadar, 11 yıl içinde merkezi hükümet, İzmir'e, 30 ilçeye 5 milyar 300 milyon liralık yatırım yapmış. İzmir Büyükşehir Belediyesi ise 9 senede, 21 ilçeye 5 milyar 600 milyon liralık yatırım yapmış. 
Bu garip İzmir Büyükşehir Belediyesi, bu küçük belediye, koskoca Türkiye Cumhuriyeti hükümetinden 9 senede, onun 11 yılda yaptığından daha fazla yatırım yapmış. Bunun neresi hizmet? 'Siz bana oy verin, ondan sonra ben hizmet edeceğim' diye bir şey yok. Ya etmezsen! Sen bir hizmet et, görevini yap, sonra biz şapkamızı önümüzde koyalım; oy verelim mi vermeyeli mi, oy vermezsek daha iyi mi çalışıyor diye bakalım."


Bel altı vurmak yakışmaz

Seçim sürecine girildiğini hatırlatan Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, seçim yarışının demokrasi çerçevesi içinde yapılması gerektiğini vurguladı. Süreçle birlikte çok sayıda gerçek dışı haber bombardımanına maruz kaldıklarını söyleyen Başkan Kocaoğlu, çıkan asılsız haberlerin ve dedikoduların hem kente hem de insanlara negatif enerji yaydığını ifade ederek "Samimiyetle, iyi niyetle yarışalım" mesajı verdi. 

Başkan Kocaoğlu şöyle konuştu."Bir ara 'bu çocuğun mahkemesi var, 397 yılla yargılanıyor, buna bir ceza verirler de bu çocuk aday olamaz, zaten olmasın' diye propaganda yapıldı. Ondan sonra, 'birisini göreve başlatmamış, ondan dolayı ceza alması söz konusuymuş, bu yüzden aday yapmayalım' gibi bir söylem geliştirildi. Bu ciddi anlamda karar vericilere pompalanıyor. Gece gündüz, 24 saat çeşitli kanalardan pompalanıyor. Böyle bir şey yok. Yapılan iş yasal prosedüre göre yapıldı. İçişleri Bakanlığı soruşturma açtırdı, Danıştay gerek görmedi. Şimdi İçişleri Bakanlığı soruşturma açarsa, Danıştay onaylarsa, yerel mahkemede görülürse, yerel mahkeme hüküm verirse, Yargıtay da onaylarsa… Bu belediye başkanının görevden alınması ya da görevinin sona ermesi diye herhangi bir şey yok. 'Ben daha iyi yaparım' demek, aday olmak, yarışa girmek çok güzel. Demokrasi de bu zaten, ama bu sağdan soldan bel altı vuruşları, doğru şeyler değil. Bunlar hepimize zarar veriyor. Kentin moralini bozuyor. Zaten hükümetimiz sağ olsun, 11 yıldır gerilim politikasıyla 'sen benden değilsin, sen berikisin, sen ötekisin' diye diye toplumda sinir sistemi bırakmadı.  
Morale ihtiyaç var, negatif eylemden bugüne kadar pozitif bir şey çıktığına şahit olmadık. Yarış tamam, ama olmuyor, yakışmıyor! Ne İzmir'e ne siyasi kurumlara ne de buna alet olan arkadaşlara, hemşehrilerimize yakışıyor. Samimiyetle, iyi niyetle yarışalım, ama bel altı, rencide edici ya da aslı astarı olmayan değerlendirmelerde, dedikodularda bulunmayalım".

İzmir tüm suları arıtmadan geçiyor
Kavaklıdere Arıtma Tesisi'ni yapacak olan Avusturyalı firma Va Tech Wabag Genel Müdürü Wolfgang Miksa, İzmir'de yatırım yapmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Wolfgang Miksa, "Projenin İzmir ve İZSU için ne kadar önemli olduğunun farkındayız. 100 yıllık tecrübemizle, bugüne kadar yaptığımız çalışmaların kalitesinde bir tesisi en kısa sürede inşa etmek için söz veriyoruz" dedi. 
Protokol imza töreninde, Kavaklıdere Arıtma Tesisi ve İZSU yatırımları hakkında bir sunum yapan İZSU Genel Müdürü Ahmet Alparslan ise İzmir'in şu anda günde 500 bin metreküp su kullandığını söyleyerek, yapılacak olan Kavaklıdere Arıtma Tesisi'nin kapasitesinin günde 365 bin metreküp olduğunu bildirdi. İzmir'e hem Güney'deki Tahtalı, hem Kuzey'deki Sarıkız hem de yeni yapılacak olan Doğu'daki Kavaklıdere ile temiz su sağlayacaklarını söyleyen Ahmet Alparslan, Gördes Barajı'nın suyunun kısa sürede gelmesi için Manisa'da Sarıkız Arıtma Tesisi'ni yaptıklarını ve Menemen üzerinden İzmir'e verdiklerini, Kavaklıdere ile bu suyun İzmir'in doğusunda da temizlenerek şebekeye verileceğini ifade etti. Alparslan önümüzdeki süreçte bölgeye yapılacak üç yeni barajın suyunun da bu arıtmadan geçip temizleneceğini belirterek, "Yeraltı suları da dahil, İzmir'e verilen tüm sular arıtma tesisinden geçiyor" dedi. 

Günde 360 bin metreküp su arıtacak
Kavaklıdere İçme Suyu Arıtma Tesisi, Bornova Kavaklıdere Köyü’nde 150 bin metrekarelik alanda kurulacak. Tesis günde 360 bin metreküp suyu arıtabilecek kapasitede olacak. 
Kavaklıdere Arıtma Tesisi’nin de tamamlanmasıyla, 120 milyon metreküp su tutma kapasitesine sahip Gördes Barajı’ndan İzmir’e yılda 60 milyon metreküp su verilecek ve yılda 1 milyon kişinin su ihtiyacı karşılanacak. Geriye kalan 60 milyon metreküp su ise Akhisar, Saruhanlı ve Gölmarmara’daki 14 bin 890 hektarlık tarım arazisinin sulanmasında kullanılacak. 

Gördes suyu için 70 milyon liralık yatırım
İZSU, isale hattı ve Kavaklıdere İçme Suyu Arıtma Tesisi Projesi için 420 bin, Sarıkız İçme Suyu Arıtma Tesisi için 20 milyon 113 bin, Kavaklıdere İçme Suyu Arıtma Tesisi’nde kamulaştırılan 67 bin metrekarelik alan için 2 milyon 243 bin liralık harcama yaptı. Kavaklıdere İçme Suyu Arıtma Tesisi için ise 47 milyon 330 bin liralık yatırım yapılacak. Böylece İZSU, Gördes Baraj suyunun kente getirilmesi için 70 milyon 106 bin liralık yatırım yapmış olacak.

 

Haber: İzmir Büyükşehir Belediyesi

 

Edtör: Çağdaş Can

Bunları da sevebilirsiniz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir